Mutluluk İllüzyonu: Filtrelerden Arzuya, Arzudan Yorgunluğa

Mutluluk Vaadi ve Öğretilmiş Beklentiler
Çoğumuz birçok cümle kalıbını duyarak büyüdük. Çabalarsak mutlu oluruz, doğru seçimler yaparsak mutlu oluruz, biraz daha beklersek mutluluk bize gelir… Oysa Arthur Schopenhauer yüzyıllar önce başka bir gerçeğe işaret etmişti; ona göre mutluluk kalıcı bir durak değil, acının kısa bir süreliğine duraksamasıydı.
Filtrelenmiş Hayatlar ve Arzunun Kışkırtılması
Bugün bu düşünceyi en çok sosyal medyanın parlak dünyasında görürüz. Filtrelenmiş hayatlar, kusursuz anlar, eksiksiz mutluluk imgeleri bize sürekli daha fazlasını istemeyi fısıldar. Sanal alışverişte de benzer bir mekanizma işler: Bir ürünü sepete ekler, heyecan duyarız; satın aldığımızda kısa süreli bir haz hissederiz.
Hedonik Adaptasyon: Haz Geçer, Arzu Kalır
Ancak bir süre sonra ürün sıradanlaşır ve zihin hemen yeni bir şey aramaya başlar. Böylece tatmin değil, sürekli güncellenme ihtiyacı büyür. Psikolojide buna “hedonik adaptasyon” deriz: Haz geçer, arzu yeniden doğar.
Yetmezlik Hissi ve İçsel Döngü
İnsan bazen fark eder ki ne kadar koşarsa koşsun, hep aynı yerde dönüp durmaktadır. Bu döngü, yalnızca dış dünyayla değil, insanın içindeki eksiklik hissiyle de beslenir. “Neden yetmiyor?”, “Neden başkaları gibi olamıyorum?” soruları sessizce zihnin arka planında çalışır.
Arzu Arttıkça Azalan Huzur
Schopenhauer’ın söylediği gibi, insanı yoran çoğu zaman sahip olamadıkları değil; sahip olduklarıyla da yetinememesidir. Arzu arttıkça huzur azalır. Daha fazla isteyen zihin, daha az doyabilen bir yere sürüklenir. Ve insan, çoğu zaman bunun nedenini kendinde arar; yeterince güçlü olmadığını, yeterince iyi olmadığını düşünür.
Terapi: Döngüyü Fark Etmek İçin Bir Durak
Terapi, tam da bu noktada, insanın kendine yönelmesine alan açar. Sürekli karşılaştıran, yetmezlik üreten o iç sesi durup dinleyebilmek; arzunun, beklentinin ve yorgunluğun nereden beslendiğini birlikte görebilmek için güvenli bir duraktır.
Mutluluk belki kalıcı bir hedef değildir; ama daha az acıyla, daha gerçek bir temasla yaşamak mümkündür. Bu yolu tek başına yürümek zorunda değilsiniz. Terapi, bu döngüyü fark edip kendi iç ritminizi yeniden kurabilmeniz için vardır.
Ezgi Başaran – Merve Özgüven


Henüz yorum yok.