loader image

Zihin Kuramı ve Sosyal Beceriler 

Çocuğun Sosyal Dünyayı Anlama Yolculuğu 

Hiç iki insanın aynı olayı farklı şekilde yaşadığını fark ettiniz mi? Bu farklılığın temelinde, insanların dünyayı kendi duygu, düşünce ve inanç süzgeçlerinden geçirerek algılaması yatar. 

Bir çocuğun sosyal dünyada rahatça var olabilmesi; yalnızca konuşabilmesi ya da kuralları bilmesiyle değil, başkalarının ne düşündüğünü, ne hissettiğini ve neden öyle davrandığını anlayabilmesiyle mümkündür. İşte bu noktada karşımıza çıkan temel yapı taşı Zihin Kuramı (Theory of Mind)’dır. 

Zihin kuramı; çocuğun kendisinin ve başkalarının duygu, düşünce, istek ve inançlara sahip olduğunu fark etmesi ve bu içsel durumların davranışları nasıl etkilediğini anlayabilmesidir. 

Bu beceriyle yakından ilişkili olan bakış açısı alma (perspective taking) ise, çocuğun kendi zihinsel çerçevesinden çıkıp bir duruma başkasının gözünden bakabilmesini sağlar. 

Sosyal beceriler, işte bu içsel anlayışın günlük yaşamda davranışa dönüşmüş hâlidir. 

Empati kurma, sıra bekleme, çatışma çözme, şaka ve imayı anlama gibi becerilerin tümü zihin kuramı gelişimiyle doğrudan ilişkilidir. 

Yaşa Göre Beklenen Zihin Kuramı ve Sosyal Beceriler 

3–4 Yaş 

Bu dönemde çocuklar: 

• Kendi istek ve duygularını fark etmeye başlar 

• Başkalarının isteklerinin kendisinden farklı olabileceğini anlamaya başlar 

• Temel duyguları (mutlu, üzgün, kızgın) ayırt edebilir 

• “Ben böyle hissediyorum” ile “sen böyle hissediyorsun” arasındaki fark oluşur 

 Sosyal beceri tarafında; sıra bekleme denemeleri, basit paylaşım ve oyun başlatma görülür. 

4–5 Yaş 

Bu yaş grubunda: 

• Yanlış inanç kavramının temelleri atılır (Bir başkasının, gerçekte doğru olmayan bir şeye inanabileceğini fark etmeye başlar) 

• Duygu–düşünce–davranış arasındaki bağlantılar kurulmaya başlanır 

• Basit şakalar anlaşılabilir ancak çoğu zaman somut düşünce hâlâ baskındır 

Sosyal becerilerde; oyunda rol alma, kurallara kısa süreli uyma ve duyguları sözel ifade etme gelişir. 

6–7 Yaş 

Bu dönemde çocuklar: 

• Yanlış inançları daha net anlar 

• Bir davranışın arkasındaki niyeti sorgulamaya başlar 

• Şaka ile gerçeği ayırt etme becerisi gelişir 

• Basit gafların (istemeden kırıcı sözler) farkına varabilir 

Sosyal alanda; arkadaşlık sürdürme, çatışma çözme ve empati becerileri belirginleşir. 

8–10 Yaş 

Bu yaş grubunda: 

• İma, dolaylı anlatım ve sosyal ipuçları anlaşılmaya başlar 

• Duyguların her zaman dışarıdan görünmeyebileceği fark edilir 

• “O böyle düşündüğü için böyle hissetmiş olabilir” gibi çıkarımlar yapılır 

Sosyal beceriler; grup içinde yer alma, espri yapma, karşısındakinin bakış açısına göre davranma şeklinde daha karmaşık hâle gelir. 

Zihin Kuramı ile Sosyal Beceriler Nasıl Bütünleşir? 

Zihin kuramı gelişimi, sosyal becerilerin altyapısını oluşturur. 

Çocuk; 

• Başkasının düşüncesini anlayamazsa → empati kurmakta zorlanır 

• Duygu–düşünce ilişkisini kuramazsa → davranışlarını düzenlemekte zorlanır 

• İma ve şakayı anlayamazsa → sosyal ortamlarda yanlış anlaşılmalar yaşar 

Bu nedenle çalışmalarımızda bu iki alanı ayrı ayrı değil, birlikte ele alırız. 

Bu Becerilerle Nasıl Çalışıyoruz? 

Çocuklarla yaptığımız çalışmalarda soyut kavramları somutlaştırmak temel ilkedir. 

🔹 Sosyal Hikâyeler 

Günlük hayattan alınan, çocuğun zorlandığı sosyal durumları içeren kısa hikâyelerle: 

• Kim ne düşünüyor? 

• Kim ne hissediyor? 

• Bu durumda başka ne yapılabilirdi? sorularını birlikte keşfederiz. 

🔹 Karikatür ve Çizim Çalışmaları 

Karikatürize edilmiş karakterler üzerinden: 

• Yanlış anlaşılan durumları 

• Şaka, gaf ve ima örneklerini 

• Duygu–düşünce farklarını çalışırız 

Bu yöntem, çocuğun savunmasını düşürür ve öğrenmeyi kolaylaştırır. 

🔹 Düşünce Baloncukları – Konuşma Baloncukları 

Aynı sahnede: 

• Karakterin ne düşündüğünü 

• Ne söylediğini 

• Ne hissettiğini ayrı ayrı ele alarak; çocukla birlikte bu farkları görselleştiririz. 

Bu çalışmalar özellikle “içimden geçenle söylediğim aynı mı?” farkındalığını güçlendirir. 

Sonuç Olarak: 

Zihin kuramı gelişimi; çocuğun yalnızca sosyal ortamlarda “uyum sağlaması” değil, kendini ve başkalarını anlaması için temel bir beceridir. Sosyal beceriler ise bu içsel anlayışın dış dünyaya yansımasıdır. Bu nedenle yapılan her çalışma; çocuğun yaşına, gelişimsel düzeyine ve ihtiyaçlarına göre planlanır. Ama hedef her zaman aynıdır: Daha anlaşılır, daha güvenli ve daha anlamlı ilişkiler kurabilen çocuklar. 

Büşra Türk Sarıkaya

Neşe Şimşek

Henüz yorum yok.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yorumlar